10 Ekim 2013 Perşembe

Transseksüelliğimi Farkedişim

Böyle de ironik bir fotoğrafla başlarım bu işe

      Selam. Önceki buluşma yazıma gösterdiğiniz ilgiden dolayı hepinize teşekkürlerimi sunuyorum, öptüm sayın. Şimdi ise bu blogda bulunması gereken temel yazılardan birini yazacağım. Acaba transseksüel oluşumu nasıl farkettim? Kendimi nasıl tanımladım?



      Sayın Prof. Dr. Şahika YÜKSEL hanımefendiler demiş ki; Birinin ne olacağı 3-4 yaşında bellidir. Fakat Türkiye'deki baskı ve cahilliğin getirmiş oldukları sebebiyle acaba kendini kaç yaşında tanımlayabilirsin? Bakalım şimdi...

      Ailemin hatırladığı en eski hikayem, saçlarımı kesirmek için berbere beni ne zaman götürseler yaygarayı koparmammış. Tabi benim ultra süper zekalı sayın(!) ebeveynlerim bu işin sadece berber korkum olduğundan sanıyormuş. Tabi orası muamma ama transseksüelliğimle bir bağ kurasım geldi. Daha sonralarda oyuncak sepetimin içinde bir barbie bebek hatırlıyorum. Oraya nereden geldiğini hatırlamadığım. Tabi sonra sihirli bir şekilde ortadan kayboluyor(atılıyor). Ne zaman gittiğini de bilmiyorum, tabi soramadım da. Tabi daha sonra körüklü otobüslere, uzaktan kumandalı arabalara tutkum oldu, olmadı değil. Ama allahaşkına ya eğlenceli değil mi yaaa :D Tabi bir bebekle oynayabilecek olmanın verdiği hazzı verebilir miydi bilemem. Ama kuzeniminkilere de tedirginlikle yaklaşıyordum. Bunlar napmış lan bilinçaltıma böyle? O yaşta neyin korkusunu yaşamışım ben? Hep bir şekilde canım sıkkın olurdu, özellikle kadınlık konularından söz açıldığı zaman, kendi kadınlığından utandırılmış standart bir Türk kızı gibi. Bir ara beni kız gibi süslemeyi teklif etmişti, başta diretsem de içimden çok istediğimi hatırlıyorum. Sonra süslemişti. Ahahahaha :D Ailedekiler kendinde misin yavrum demişlerdi, neden kendini süslettin öyle demişlerdi, sanki aşağılanmışım gibi.(Birisi ailemin suratına balgamlı bir tükürük atabilir mi? Sıfatsız pislikler) Ama ben ona kendi kıyafetlerimi giydiremedim, hıh. Aaaa bir de birlikte soyunma ve onun yanında ayakta da olsa tuvaletimi yapış hikayelerim var ki akıllara zarar, ikisinde de bana olan olmuştu, yok efendim kuzenime sarktığım falan anlaşılırmış(al işte heteroseksüel ailelerin ensest fantezileri, cidden birisi ailemin yüzüne facesitting falan yapsın allahaşkına, hiç bir şekilde gıkımı çıkarmam). E şimdi de kızkıza konuşurmuş gibi iyi aramız, çok cozuturduk. Aaaah ah :D (Daha detayını da anlatırım sonra, inşallah)

      Oyuncağa gelince, bir mağazaya girmiştik. Adını da hatırlarım "endi". Temizlik seti almıştım, almak istemiştim. Kasadan geçirirken bir şekilde kasada onu okumadılar. Güya bozuktu barkodu, ama inanmadım. Çünkü aynı zamanda annem de beni vazgeçirmeye çalışıyordu, iki etmen bir araya gelince, bu kadar ısrar işin içine giriyorsa al sana bir bit yeniği. E gerizekalı köylü kurnazı olan çok sevgili anneciğim ağzından kaçırıp onunla kızlar oynar demişti. Yavrum ortada bir sorun yok işte, kızım ben. Alsana :D Temizlik seti ayyyy... Birkaç yıl önce küçük olan kuzenime de pembe elektrik süpürgesi almıştık. Ben daha çok oynamıştım ahahahaha, aneey çocukluğuma döndüm naralarıyla falan. Arada çocuk yanımı hiç büyütmediğimi falan sanıyorlar. Çocuk ruhluyum aslında biraz da :) Ama yine de travma travmadır, salakcım.

      En yakın(artık sadece en eski, yoksa hayatlarımız ayrı yerlerde, çok görüşemiyoruz) arkadaşımın evinde ise bir keresinde el işine girişmiştim. 6-7 diyelim. Beyaz kağıdı rulo yapıp katlamıştım. Sonra onu ucundan yapıştırıp bir kenarından püskül olacak şekilde kesmiştim. Aklımdaysa sadece bir şey vardı "süs süsss süüüüssss"(süs delisi pakize mod on). İşte bu histerik bir durum. sonra onu takarak dışarı çıkmıştım. O fare suratlı, yüzünde üp patlamış diğer çocuklar bana bakıyorlardı, ne bakıyonuz la bakışı atarken kolumu da sallıyordum AMA O "SÜSSSS" SÜSÜM İSTEDİĞİM GİBİ SALLANMIYORDU! Ay tam bir hayal kırıklığı :( Sonra belli bir süre süslenmekten vazgeçmiş olabilirim. Ama A4 kağıttan yapcağın süs ne olabilir ki ya? (Ayrıca önceden kızcağıza bilgi küpü diyorlardı, sonra da küçükçekmece belediyesi gibisçkfsdköghdkfjg hani istanbul'un parlayan yıldızı imiş ya, sloganına dikkat ettiniz mi bilmiyorum? Hah ondan daha beter parladım ve hakkaten de gözbebeği falandım, kızcağız baya eziklik falan geliştirdi kendince. Kuzuş.)

SUS yazıp 3232 ye gönderiyorsunuz canım, kadın parayı bahane edip ALMIYOR

      Başkaa.. Hah! Dünya'nın en büyük cinsiyetçiliğinin yaşandığı TÜRK EĞİTİMİ BEDEN DERSLERİNDE kızları ve erkekleri ayırarak oynatma olayında sürekli olarak hocamın yanına gidip "kızlarla oynayabilir miyim?" diyordum. Tabi ilk başlarda izin veriyordu hocam, ama sonralarda izin vermemeye başladı, ben de beden eğitimine küstüm, hızlı kilo alma süreçlerine girdim, verene kadar imanım gevredi(pis şişko yılan hoca, oh canıma değsin, iyi ki de o kız 5.sınıfta beni dudağımdan öptü iddiasını ortaya attı, başta gıcık kapsam da sonra bütün arkadaşlarımın beni dışladığını, iki kişi haricinde tabi, onlara inat, sırf onları sinir etme adına o hocayı yerip o kızı da savunmuştum, facebookta da bir iki kişiyle birlikte kızı da eklemiştim listeye, benim bir zamanlar yapmak isteyip yapamadığımı yaptırmıştı, tahmin edersiniz ki okuldan atıldı ahahaha, sonra çok kötü duruma düşmüş. Derinden yaralandım. Öhöm. Tabi başkası bir yaramazlık yapsa bile yaratıcılığını konuşturup olayı bana getirmeyi beceriyordu yalancı). İnsanların ikiyüzlülüğüyle tanışışımın tek sebebi cinsiyet kimliğim değildi tabiki.. Onlar da ayrı olaylar.

      Bir ara annemin mor göz kalemiyle gözümü boyayıp anne dayak yedim diyordum ahahaha, annem de boya kalemi kokuyor yavrucum sil istersen diyordu. Hah!

      Ergenliğe girince erkeklere olan ilgimiz malum, yani o seksüel kısımların ayrıntısına girmek istemiyorum, eve çağırdığım(6.sınıfta) ilk çocuğa "sevgilim" demiştim içimden. Bir şekilde bağlamıştım kendime(ayy konumuz değil yavrum anlatmicam) Her gün gelirdi, yan yana otururduk hep okulda da. E bir ara derste kolumu omzuna da atmıştım. Tabi o da gizli ve LGBTfobik bir LGBT olduğu için hakkımızda zamanla çıkan sevgili dedikodularından korkmuş olacak ki uzaklaşmak ne kelime, koşar adımlarla kaçmaya çalışmıştı benden. Aynı zamanda bir başka gizli olan arkadaşım da sürekli serserileşme, apaçileşme hevesleriyle birlikte beni bir "genelev" e götürme derdinde bir manyak idi. Ahahaha önceki çocuğa uyguladığım benzer teknikler sonrası onu da kendime bağladım tabi, hep benim evimde, baya da uzun sürdü, şimdi şimdi daha iletişimimi kesmeye başladım onunla da, yoksa hala "kardeşiz" hala "arkadaşız" aaaahhh yersen. Çok egoist biriydi bu, egosunu okşayınca her şeyi yapabilecek bir ASLAN burcuydu. Ama öncekinden çok daha hisli bir şekilde bağlanmıştım ona. O tabi hislerini ifade edemeyip, kız arkadaş(lar)ından bahsedince, (hepsi sahte, o takıldığı tayfadakilerle düşüp kalkıyo, tahmin etmiyorum sanmasın! Aşırı homofobisi BİLE çok belli ediyor tabi kendini :) ) inşallah ayrılır da derdiyle bana gelir diye iç geçirdiğimi hatırlıyordum, e istediğim gibi de oluyordu valla. Lise zamanında kendi hayatından geleceğinden vazgeçti hiç yere, ama elde ettiği popülerlik ve güçle de hep korudu beni. Benim vefalı, güzel, kadim eski aşkım. Ona hiç aşkım dememiştim, içimden de dememiştim. İnkar etmiştim. Ahahaha o da inkar etmiştir hep. Yerim. (Beni daha sonra aradaki bir vakitte dershanemdeki kürt delikanlımdan da kurtarmış olan kişidir aynı zamanda, ama karşılaşsalardı, offf ne kavga olurdu ama. Allah korudu bence. Ahahahah yine de olay çıkardı kız. Beni gidi madi beni. Onu anlatır mıyım bilmiyorum, fakat baya olaylıydı o zamanlarım, hatta baya "eril" leşmiştim onunla birlikte, neyseki kurtuldum ayol, ondan da sahte erilliğimden de)

      Genel itibariyle de hep kadın kılığına giren erkekler ya da cinsiyet değiştirmiş olan Bülent Ersoy ayrı bir merak konumdu. E okullarımda da hep bir şekilde uğraştım tiyatroyla. Fakat şimdi nedense hiç adım atamıyorum oyunculuk işlerine. Bir ara ciddi düşünüyordum. Rol yapışım iyiydi, fakat hiç bir zaman istediğim rol gelmedi. Ama hala iyi yani gerektiği yerde erkek rolü oynuyorum lan boru mu? Buna da küstüm. Lİsedeki oyunumu da son provalara yakın derslerimi bahane ederek bırakmıştım. Ahahahaha, ama sonra başka bir rol deneyimim olmuştu.) Yine küçükken, bir arkadaşı ayartıp bir piyes yazdık, iki kişilik. Kısacık bir şey. Orada da başını örten bir kadını oynadım ben, köylü kızı gibi birşeydi. Fotoğrafımı da çekmişler. Çok ta şekermişim. Ay kesin bulmalıyım onu, ama kesin kayboldu :( Of yaaa..

      Ayrıca ne zaman, özellike dans ettiren müzikler dinlesem, ya da dans etsem "aynı bir kız gibi" dans ediyordum.(Dansa da küstüm lan, ahahaha) Şimdi de bir kadın kıvraklığında figürler yapabiliyorum. Yeteneğim şoolsun ayol. Bir kursa gitmeliyim, oryantal olur, hatırlatın kızlar beyler. Haaa müziğini dinlerken kendimi hep kız olarak hayal ederdim, çok belirgin olarak! Ve müzik dinlediğim kadar hiçbir şeyden mutlu olamıyordum, içimdeki kızın en belirgin çığlık atma ve yaşama alanıydı özellikle o hareketli müzikler. Ara ara müziksiz de acaba eteğim göğsüm saçım falan olsa noolurdu derdim. Bu arada saçlarımı da biri kestir diyene kadar gitmezdim berbere, 3-4 ayda bir giderdim belki, hep amerikan kesim yaptırırdım, aman alın da bitsin gitsin, kesilsin şu gerizekalı sesler diyordum. Her kesim sonrası belli bir sessizlik ve mutsuzluk. Kısa saç seven bir kadın değilim, ama resmen bunlar da dazlak gibi iyice erkek saçı gibi kesiyordu be! Şu lise bitimine yakın artık saç kesmeme özgürlüğü benim için nefes almak kadar büyük bir huzur yaşattı. Sabrettim hep, direndim de, güzel güzel saçlarımı sallayabileceğim anları hayal ederek kafamı salladım hep.

      Ayrıca modaya da büyük minnettarlık borçluyum, tabi canım, o sapsarı, kıpkırmızı pantolonları ilk kim satın aldı giydi sanıyorsunuz? Annem sadece "hazır mısın" demişti, bakışlara. Ben de "hazırım" dedim. Eeeeeh daha fazla bekletemezdim be! Tabi bunun öncesinde sadece ergen stayla pijama-eşofman ile dışarı çıktığım için.. Birden yaşadığım zevk dönüşümü herkesin başını döndürdü. Çok cesur bulup beğendiler, ay çevremde kızlar erkekler falan heeerkes, ama daha çok kızkıza takılırdık şekerlerim. Tabi nerden bileyim ki sadece renkli pantolonla sorunların çözülemeyeceğini. Aaaaayyy yine de iyi oldu be, kimin aklına geldiyse şu rengarenklik. Kombinlerimde hiç siyah seçmiyordum, ayakkabı-çanta hariç. Ya bir ara artık özel kumaşlarla kıyafet diktirmeye kadar götürdüm işi, onu da anlatırım ay o da çok detay heheh :D Etrafa ışık saçıyordum, işte o ara millete tavsiyeler vermeye başladım. Hala da veririm.

      Eeee bir gün, boyumun kısalığına(kendimce) takmıştım. İşte uzamak için bitkisel fiziksel bütün yolları araştırıp denedikten sonra(işe yaradı da ha ama az) ayakkabımın içine gizli topuk yaptırma işine giriştim, 4-5 cm topuklar hatunlar. Sonra aklıma kız boylarıyla erkek boyları geldi, dedim ki ayy baksana kız olsaydım topuklularla 10 cm... FALAN ORADA KAYIŞLAR KOPTUUU! Hani bildiğin dalgaya kapıldım lan bildiğin, ben de şaşırıyordum lan bunu nerden çıkardım, düşüne düşüne bu sonuca nerden vardım. Ay keşke kız olsaydım şu boy bende ne güzel dururdu, aslında uzunum bir kıza göre gibi düşünceler birbiri ardına bodoslama gelirken benim de ağzım bir güzel açık kalıyordu. Hani bastırılacak bir tarafı kalmamış bu işin. Tabi saçları açtırmayı da denedim, o uzun rapunzel saçlara, allah bildiği gibi yapsın açtırdım da, işte cilt bakımı kaş alma(sadece ortası), lan bi dur frenle, YOK! Ay diyorum, geçn kızlığım ölcek benim burda ühühühü triplerine falan girmişim, taşmış yani bildiğin. Gel LGBT araştırmalarına başla, cinsiyet değiştirme ameliyatını izle, yarıda kapat, dayanama, miden bulansın falan. Ayyhhh neler neler öğrendim ama, baya tez yazacak kapasitede hissediyorum kendimi öyle diyeyim, tek uğraşım LGBT idi bir ara. Ben bildiğin açılmamış, PATLAMIŞIM ANNEM!

      Acaba eşcinsel miyim? Dediğim zamanlarda bile içimdeki kızın bikbikbik konuştuğunu farkettim, annem evde yokken arada bir makyaj yapıp sildikten sonra sildiğim pamukları da tuvalet kağıdına sararak tuvalet çöpünün dibine atışlarım olsun, daha ince seslerle tonajlarla konuşma denemeleri, bacak bacak üstüne atabilme deneyleri, duruşlar, seksi pozlar, dudak çıkarmalar, saçı yana alıp poz vermeler, ay daha neler neler! En son sınırı da işte baya kadın reyonundan yanlışlıkla erkekler reyonuna düşmüş parçaları kombinlememle kıllarımı alarak bildiğin kısmi bir "travesti" olarak birkaç kere dışarı çıkışım, okula gidişim, hafif mahçup hanımefendi kız pozlarım. Aaaa valla öyle böyle değil, "eşcinsel" sevgilimle demek ki yazışırken buluşamamızda Allah'ın bir bildiği varmış demek. E ben tabi onun elini tutarak millete açılmayı planlıyordum. çocuk hissetmiş olacak ki tedirgin olmuş. Terkettim sonra. Mutsuzluğumu gizleyecem diye anormal karakter değişimi yaşamış gibi manyakça hareketlerim, kendimi belli etme çalışmalarım falan, koptular tabi benden.. (AY ben de o anlarda sırf daha da diplerine yanaşıyordum ki iyice sinir küpü olsunlar, en azından arkamdan iş çevirmeden düşüncelerini suratıma söylesinler diye.. Hahahaha içimdeki gizli fesatı tutamadım gene :( çok garip zamanlardı cidden. Yeterince açılamadım insanlara ama sebebim var!)

      Çok güzel, taş gibi kız bir kankim olsun istyorum, ben de onun kadar taş olayım ve hafif lezbiyenmiş kadar yakın olalım, ikiz kızlar gibi tiki, burnu havada, sürtük imajı veren seksapelli iki ya da üç güzel kız.. O kızlardan biri de ben olmak istiyorum, güçlü, güzel ve her daim erkeklerle arası iyi olan, hoş, güçlü ve zengin kız. İzlediğim dizilerde bile hep bu tipolojideki kadınlar için, onlara hayran ola ola izliyordum. Öyle tiplere hala gizliden gizliye hayranım, ama gerçek hayattakilere fırsatım olabilene fesatlık yapmayı da ihmal etmiyorum, etmeyeceğim. Sanırım gizliden kıskanıyor da olabilirim öyle bir kız olamadığım için çünkü. AY HER ŞEYİM DE GİZLİ BE KARDEŞİM! Çevrem olsa kaç yazar, hiçbiriyle yakın değilim ki lanet olsun, yalnız kaldığım vakitler bir hayli fazla, fakat şu anlarda işime yaramıyor değil, blog yazarken.

      Öptüm. Eğer unuttuğum bir ayrıntı yoksa, hikayem böyledir yavrular.
Sosyal Medyada Paylaşın:    Facebook Twitter Google+ Stumble Digg
 photo geri_zpsvjjlxydp.png  photo ileri_zpsmnpu8fzu.png

12 yorum:

  1. Oyuncaklarda bile cinsiyetçilik var, çok saçma. Ben her iki cinsin de oyuncaklarına bayılıyordum. Oyuncak Tabancam ve kelepçem vardı çok severdim. Ama aileden biri sen erkek misin kız oyuncukları oynasana diye laf sokup duruyordu. Belki kadın polis olarak düşünüyordum kendimi?
    Senin yazına gelince, uzun yazılarına bayılıyorum. Akıp gidiyor yazı. İçindeki çocuk büyümesin e mi :D Cesur ve kendinden emin olmuşun her zaman. Maşallah sana :))

    YanıtlaSil
  2. Sağol canım yorumun için. Öpüyorum. Allahaşkına bana da saçma geldi hep. Aşırı derecede cinsiyetçi bir ülkeyiz lan! Ailelerin zaten kafası kusura bakma ermiyor birşeye. Cidden almıyor. Kıza mavi yakıştırabilen aileler erkeğe hala pembe yakıştıramıyor mesela. Renkleri cinsiyete ayırmak bir yana, burada bile ikiyüzlülükler var.

    YanıtlaSil
  3. Senin içindeki kız durmamış. Çocukken de temizlik seti alabilecek kadar cesurmuşun. Okuyunca hatırladım. Ben de bikere mavi elbiseli bir barbie görmüştüm. Elbisesi parlak açık mavi saçı topuzdu. Çok sevdim ama isteyemedim tabi. sanırım onu hiç unutmucam..:)

    YanıtlaSil
  4. Oooo daha ne cesurluklarım ve kötü insanlara karşı ne madiliklerim vardır benim. :D bide temizlik seti kızlar için diye beni korkutmadan önce ben aslında neyin ne olduğunun farkında değildim ki? Sadece içimden geliyordu ve istiyordum. Bence tek başına eve çıkınca içindeki çocuğun travmasını bitirmek için öyle bir bebek bul ve al ;) hevesini çıkar ve sonra bir çocuğa bağışla.

    YanıtlaSil
  5. Çok güzel fikir yalnız eve çıkınca yapacak o kadar çok şey var ki eve bir gelen olursa anaaaam. =))

    YanıtlaSil
  6. kore geceleri, koreyi tanıtalım paarty'leri falan ahahahahah :D o bi tane türkiyeye yerleşmiş adam var ya, çağır onu pes oynamaya mesela :D haaa ama sen onca adamdan önce o bebeği al oyna ve bağışla. TANRILAR KURBAN BEKLİYOR, HADİ NE DURUYORSUN!!!

    YanıtlaSil
  7. gülümseyerek okudum yazını :)

    YanıtlaSil
  8. Teşekkürler mert, blogumda-yorumlarda seni de daha sık görmek isterim.. Ve gülümsetebildiysem ne mutlu bana

    YanıtlaSil
  9. yaa gerçekten okurken kendimi buldum Tiffany :D

    YanıtlaSil
  10. seni şirin kız seniii :) teşekkür ederim.

    bu yazıyı iyi ki yazmışım, çünkü trans kadınlar için bunu yazan kimse yoktu. Varsa yoksa gey erkekler kendini nasıl keşfetmiş vs.

    YanıtlaSil
  11. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  12. en sinirlerimi bozanda bu işte be misscim oyuncakları bile cinsiyetleştirme
    okula gelen çocuklar için bile ''evcilik merkezi '' '' blok merkezi'' adı altında bölümlerimiz var ve aileden kaynaklı olarak bi,r tane erkek çocuğumu evcilik merkezine alamıyorum ya anca baba olucaksam oynarım kafasındalar ve bunu diyen beyinlere empoze edilen yaş grubum 3, 3.5
    resmen sinir oluyorum yahu bebeklerle sadece kızlar oynar kafası da ayrı ...(daha geçen gün çocuğumun biri yemek takımıyla oynarken diğer arkadaşı hadi gel onlarla kızlar oynar diyip yanına çağırdı arkadaşını
    aileye bak yaa yarın öbürgün bu uşaklar evlenip karısına yardım etmeyen tipler olacaklarda haberleri yok :( )

    inan senin yaşadıklarını bu süreçte olan herkes yaşamış be miss im yalnız değilsin
    yada ailsei tarafından yönlendirilmeye çalışılan yada zorlanan o kadar çok insan var ki gene sen şanslısın ki kendini ifade edebilecek kıvamda bi olgunluğa sahipsin:) ayrıca içindeki uşağı heç kaybetme yavv ben seni bu şekilde kanlı canlı seviyomm :)
    yazıyı yazalı baya olmuş _ki bende baya bi evvel okumuştum ama yorumlamak şindiye kısmetmiş:)
    ayrıca anacım senin içinde zaten bi kız paketi varmış baştan beri temizlik seti almalarını yisinler senin
    (ben bi kız olmama rağmen temizlik lafı bile öğğğ durumda ben de :) )
    missiiimm böle giderse tüm yazılarını baştan ele alıp yorumlaycam gibi seviliyon haa öpüyom allıklı yanacıklardan :)

    YanıtlaSil